Archive for 28 Eylül 2012

İran’ın yeni insansız hava aracı Şahit 129

  • Şahit 129″ adı verilen ve “yerli yapımı” olduğu vurgulanan hava aracının menzilinin 2 bin kilometreyi bulduğu belirtiliyor.
    Bu menzil, Orta Doğu ülkelerinin önemli kısmını kapsıyor.
    İslami Devrim Muhafızları’nın açıklamasına göre, bomba ve füze taşıyabilen hava aracı, keşif ve muharebe görevlerinde kullanılacak.
    İran yetkilileri geçen yıl elektronik yöntemlerle düşürdüklerini iddia ettikleri bir ABD insansız hava aracını kamuoyuna göstermişti.
    ABD ise “RQ-170 Sentinel”in düşürülmediğini savunarak, aracın arıza nedeniyle düştüğünü öne sürmüştü.
    Devrim Muhafızları’nın havacılık programı şefi Emir Ali Hacızade, ABD aracını kopyalamaya çalıştıklarını söylemişti.
    “Şahit 129″un bu çalışmanın ürünü olup olmadığı bilinmiyor.

    KÖRFEZ’DE DEV TATBİKAT

    ABD ve Basra Körfezi’ndeki müttefikleri ise İran’ın karasularının hemen yakınında büyük bir deniz tatbikatı yapıyor.
    30 ülkenin katıldığı tatbikatta, Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatabilecek mayınlarla nasıl başa çıkılacağı deneniyor.
    Nükleer programı nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırımlarına hedef olan İran, olası bir İsrail veya ABD saldırısı durumunda, dünya petrol taşımacılığının beşte birinin güzergahı üzerindeki Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceğini duyurmuştu

  • İnsan Vücudu İnternete Bağlanacak

  • Bilişim uzmanları internetin gelişimini dört aşamaya ayırıyor.

    İlk aşamada bilgisayarlar, ikincisinde mobil cihazlar internete bağlandı.

    Üçüncü aşama, buzdolabından otomobile, fotoğraf makinelerinden televizyona, çevremizde gördüğümüz, günü birlik kullandığımız nesneleri internete bağlıyor.

    Dördüncü aşama ise duyu ve algılarıyla insanların doğrudan internete bağlanmasını ifade ediyor.

    Uzmanlara göre Google, bu alanda geliştirdiği Google Glass projesiyle ciddi bir adım attı.

    Görünürde yalnızca bir gözlükten ibaret olan Google Glass, birçok özelliğiyle ilki ifade ediyor.

    İnternete bağlı Google Glass, bilgi aktarımında yeni bir aşamaya geçiyor ve ekranı gereksiz bir nesne haline getiriyor.

    Zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisinden yararlanılarak gerçekle sanallık arasındaki sınırlar ortadan kaldırılıyor.

    Ekran ‘aradan çıkıyor’

    Uzmanlara göre dokunmatik ekranlara ihtiyaç duymayan, havaya “çizilen” komutlarla bilgisayarların yönetildiği bir dönem başladı.

    Türkçeye zenginleştirilmiş gerçeklik olarak aktarılan Augmented Reality teknolojisiyle gerçek görüntü üzerine gerçek zamanlı olarak 3 boyutlu model, animasyon gibi sanal nesneler ekleniyor, nesneler hakkında bilgiler yansıtılıyor.
    Google Glass, insan-bilgisayar ‘bütünleşmesi’ni öngören projenin sadece bir halkası

    Ancak Google uzmanlarına göre Glass Projesi henüz bir fikrin başlangıç aşamasını oluşturuyor. Asıl hedef, bilgisayarla beyin arasındaki teknik cihazları aradan çıkarmak, sanalla gerçeklik arasındaki sınırları ortadan kaldırmak.

    Bilişim uzmanları internetin gelişimini dört aşamaya ayırıyor.

    İlk aşamada bilgisayarlar, ikincisinde mobil cihazlar internete bağlandı.

    Üçüncü aşama, buzdolabından otomobile, fotoğraf makinelerinden televizyona, çevremizde gördüğümüz, günü birlik kullandığımız nesneleri internete bağlıyor.

    Dördüncü aşama ise duyu ve algılarıyla insanların doğrudan internete bağlanmasını ifade ediyor.

    Uzmanlara göre Google, bu alanda geliştirdiği Google Glass projesiyle ciddi bir adım attı.

    Görünürde yalnızca bir gözlükten ibaret olan Google Glass, birçok özelliğiyle ilki ifade ediyor.

    İnternete bağlı Google Glass, bilgi aktarımında yeni bir aşamaya geçiyor ve ekranı gereksiz bir nesne haline getiriyor.

    Zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisinden yararlanılarak gerçekle sanallık arasındaki sınırlar ortadan kaldırılıyor.

    Ekran ‘aradan çıkıyor’

    Uzmanlara göre dokunmatik ekranlara ihtiyaç duymayan, havaya “çizilen” komutlarla bilgisayarların yönetildiği bir dönem başladı.

    Türkçeye zenginleştirilmiş gerçeklik olarak aktarılan Augmented Reality teknolojisiyle gerçek görüntü üzerine gerçek zamanlı olarak 3 boyutlu model, animasyon gibi sanal nesneler ekleniyor, nesneler hakkında bilgiler yansıtılıyor.

    Google Glass, insan-bilgisayar ‘bütünleşmesi’ni öngören projenin sadece bir halkası

    Ancak Google uzmanlarına göre Glass Projesi henüz bir fikrin başlangıç aşamasını oluşturuyor. Asıl hedef, bilgisayarla beyin arasındaki teknik cihazları aradan çıkarmak, sanalla gerçeklik arasındaki sınırları ortadan kaldırmak.

    Google, Glass Projesi’yle belli bir bilgiye erişmek için herhangi bir cihazı açmamızın, herhangi bir yazılımı yüklemememizin gerekmeyeceği bir dönemin önünü açıyor.

    Google’ın Glass Projesi’nden sonra bu yıl içinde patentini aldığı “Akıllı Eldiven” teknolojisi de bu yönde atılmış bir başka adım olarak görülüyor.

    Patent başvurusuna bakılırsa, “Akıllı Eldiven” sensör, kamera, işlemci, bellek ve ağ özelliklerine sahip.
    belli bir bilgiye erişmek için herhangi bir cihazı açmamızın, herhangi bir yazılımı yüklemememizin gerekmeyeceği bir dönemin önünü açıyor.

    Google’ın Glass Projesi’nden sonra bu yıl içinde patentini aldığı “Akıllı Eldiven” teknolojisi de bu yönde atılmış bir başka adım olarak görülüyor.

    Patent başvurusuna bakılırsa, “Akıllı Eldiven” sensör, kamera, işlemci, bellek ve ağ özelliklerine sahip.

  • Microsoft YouthSpark Programı ve Fırsatlar

     

    • Microsoft, gelecek üç yıl içinde Türkiye’nin de dahil olduğu 100’ü aşkın ülkede 300 milyon gence fırsat yaratmayı amaçlayan Microsoft YouthSpark adlı yeni küresel girişim oluşturdu.Microsoft, Türkiye’nin de dahil olduğu tüm dünya gençlerine fırsat sağlama amaçlı olarak oluşturduğu YouthSpark programı ile gençleri eğitim, çalışma ve girişimciliğe yönelik büyük fırsatlarla buluşturarak potansiyellerini ortaya koymaları için destekleyecek ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlara bağış yapacak. Bunun yanı sıra Microsoft YouthSpark, tüm öğretmenler ve öğrencilerin öğrenme ve işbirliği gücünü artırma hedefli ücretsiz olarak Office365 for EDU (Eğitim için Office 365) ve öğretmenlerin öğrencilerini dünyadaki diğer öğrenciler ile iletişim kurmasını sağlayan Skype in the Classroom (Sınıfta Skype) programlarını sunacak.Microsoft, YouthSpark girişiminin bir parçası olarak, bir dizi yeni kurumsal vatandaşlık programlarını da ortaya çıkarıyor. Özellikle tüm dünya çapında gençliğe yönelik uygulamaları destekleyen kâr amacı gütmeyen kuruluşlara fon sağlamaya odaklanmış küresel bir mikro-bağış pazarı olan Give for Youth, içerisinde Microsoft ve kâr amacı gütmeyen ortaklarınca sağlanan tüm gençlik hizmetleri, programları ve kaynaklarının keşfedilebildiği ve bunlara erişilebildiği çevrimiçi bir platform olan Microsoft YouthSpark Hub ve gençlerin içinde bulundukları toplumlarda fark yaratmak için teknolojiyi kullanırken birbirleriyle işbirliği yapmalarını, birbirlerini etkilemelerini ve desteklemelerini sağlayan küresel çevrimiçi bir topluluk olan Microsoft Innovate for Good tüm dünyada gençlere yeni fırsatlar sunacak.Kurumsal vatandaşlık çerçevesinde bu yeni girişimi gençlerin hizmetine sunmaktan heyecan duyduğunu paylaşan Microsoft CEO’su Steve Ballmer “Microsoft YouthSpark ile kaynaklarımızı 300 milyon gence eğitim, iş ve girişimcilik fırsatları ile buluşturmayı hedefliyoruz. İş ortaklarımızla birlikte çalışarak, gençlere dünyalarını değiştirme gücü verebileceğimize inanıyoruz” dedi.Microsoft, gençlere yönelik yardımlarını tüm dünya çapında kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla yakın işbirliği halinde gerçekleştirecek. Bunlar arasında, GlobalGiving, TakingITGlobal, Telecentre.org Foundation ve International Youth Foundation gibi dünya çapındaki kuruluşların yanı sıra Orta Doğu’da Silatech, Latin Amerika’da The Trust for Americas, Avrupa’da AIESEC ve Asya’da Asean Foundation gibi bölgesel faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen kuruluşlar bulunuyor. Microsoft, Türkiye’de 2012 yılında genç nüfusta işsizlik oranının yüzde 15.7 olduğunu kaydeden Microsoft Kamu isleri ve Sosyal Sorumluluk Programları Muduru Erdem Erkul “İşsizlik oranımız aslında erişimi, becerileri ve fırsatları olan gençlerimizle olmayanlar arasında giderek büyüyen bir fırsat uçurumu bulunduğunu gösteriyor. Gençler arasındaki bu fırsat uçurumunu kapatmak için birlikte çalışmalı, bu kuşağın ve ülke ekonomimizin geleceğini güvence altına almalıyız. Microsoft Türkiye olarak kurulduğumuz günden bu yana Türkiye’nin tüm bölgelerindeki gençlerimize ulaşıp ihtiyaçlarını tespit ederek yeni programlar ve projeleri hayata geçiriyoruz. BBBÖ (Bilenler bilmeyene bilgisyar öğretiyor) projesi ile 79 ilde 150.000 kişiye 1200 eğitmen ile eğitimler verdik. Bugüne kadar 25 Bilişim Akademisi açtık. Bilgi Toplumunda Aile Seminerleri kağsamında 800 aileye 1500 çocuğumuza güvenli internet kullanımı hakkında bilgilendirmeler yaptık. 70’in üzerinde sivil toplum kuruluşunun katıldığı STK buluşmaları düzenliyoruz ve yazılım bağış programımız kapsamında 50’nin üzerinde vakıf ve derneğe yazılım bağışı gerçekleştirdik. Bir çok üniversiteye yine ücretsiz olarak yazılım bağışında bulunuyoruz” dedi.

      Microsoft YouthSpark teknolojiye erişim yoluyla gençlere daha iyi bir eğitime kavuşma imkanı sunan, potansiyellerini gerçekleştirmeye yönelik fırsatları hayal etmeleri için onlara ilham veren bir dizi programı da bir araya getiriyor.

      Partners in Learning: Kamuya, eğitimcilere, öğretim ve öğrenmeye dair, öğrencilerin 21. yy. becerilerini geliştirmelerine katkı yapacak teknolojiler kullanılan yeni yaklaşımlar konusunda yardım etmeyi amaçlayan mesleki gelişim programı.

      Microsoft Bilişim Akademisi: Tüm yetkilendirilmiş akademik kuruluşlarda kullanılabilecek, öğrencilere 21. yy. teknolojisi sağlayan eğitim programı.

      DreamSpark: Öğrenciler ve eğitimcilere yönelik olarak bir öğrencinin lise ve üniversite yılları boyunca gelişimindeki kritik bir zamanda temel teknik becerilerini geliştirebilmesi için yardım eden Microsoft tasarım ve geliştirme araçlarına ücretsiz erişim.

      Imagine Cup: Öğrencileri yazılım yoluyla bilgi ve tutkularını toplumsal etkilere sahip teknik çözümler geliştirmeye ve başka insanlara, yerel topluluklara ve dünyaya faydalı olabilecek yenilikleri ortaya çıkarmaya teşvik eden dünyanın ilk gençlik teknoloji yarışması.

      Students to Business: Üniversite öğrencilerini teknoloji sektöründeki iş ve staj imkanları ile buluşturan program.

      BizSpark: Genç girişimcilerin, yeni iş kurmalarına yardım etmek üzere, Microsoft yazılım geliştirme araçlarına erişmelerini ve yatırımcılar dahil sektörün temel aktörleri ile bağlantılar kurmalarını sağlayan bir yazılım şirketi kurma programı.

    CeBIT Bilişim Eurasia’ya Doğru

    CeBIT Bilişim Eurasia’ya Doğru

  • Avrasya’nın Bilişim, Teknoloji, İletişim ve Haberleşme Platformu, CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Sinerji Zirvesi Anadolu Tanıtım Toplantıları’nın ikincisi İzmir’de gerçekleşti.

    Avrasya’nın Bilişim, Teknoloji, İletişim ve Haberleşme Platformu, CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Sinerji Zirvesi Anadolu Tanıtım Toplantıları’nın ikincisi İzmir’de gerçekleşti.

    Hannover Messe Uluslararası Fuarcılık AŞ Direktörü Murat Özer, Swissotel Grand Efes’te düzenlenen basın toplantısında, CNR Expo Fuar Merkezi’nde 29 Kasım-2 Aralık 2012 tarihleri arasında 13. kez kapılarını açacak olan CeBIT Bilişim Eurasia’nın, 10 ili kapsayan Anadolu tanıtım toplantılarının ikincisini İzmir’de gerçekleştirdiklerini kaydetti.

    KOSGEB’in fuar katılımlarında metrekare başına 120 liralık finansal destek sağladığını, 100 metrekareye kadar olan katılımlarda olan bu desteğin sınırlı olduğunu önce gelen firmaya öncelik tanınacağını belirten Özer, 6 bin lira olan katılım paketinin Deutsche Messe ve HİFAŞ desteğiyle 2 bin 800 TL+KDV şeklinde sunulduğunu dile getirdi. Özer, “Deutsche Messe AG ve HİFAŞ tarafından yürütülen pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine ek olarak, bu yıl KOSGEB de fuarda ikili iş görüşmelerine destek verecek” dedi.

    “Teknokent tematik bölüm”, “ERP-Yazılım özel bölümü” gibi bölümlerin bu yıl yine fuarın gözdesi olacağını vurgulayan Özer, geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu yıl da “B2B Matchmaking-(çöpçatanlık) Uluslararası Alıcılar ile Katılımcıları Eşleştirme Programı”nın devam edeceğini söyledi.

    Özer, son dönemlerin en büyük eğitim projelerinden biri olan Fatih Projesi’ne özel bir bölüm ayrıldığını, projenin hem fuar alanında hem de seminer ve konferanslarla gündemde olacağını dile getirdi.

    -Geleceğin akıllı şehirleri-

    Fuarda bu yıl da “Akıllı Yaşam Konseptleri”nin öne çıkacağını ifade eden Özer, “Türkiye’nin artan bölgesel gücünün, gelişen yeni iş ilişkileri ve iş modellerinin yanısıra Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model olarak gösterileceği platformda, büyüyen şehirlerin iletişim, güvenlik, ulaşım, hava kirliliği, eğitim, sağlık ve altyapı alanlarında karşılaştığı sorunları bilişim teknolojileriyle nasıl giderileceği hazırlanan projelerle aktarılacak” diye konuştu.

    Özer, “Türkiye’nin geleceği teknokentler” bölümünde tüm firmalara özel imkanlar sunulacağını, Anadolu’daki üretici Türk firmalarını, teknokent bölümünde uluslararası platforma taşımayı amaçladıklarını bildirdi.

    “ERP-Yazılım” özel bölümünde ise Türkiye’de yazılım pazarının gelişmesine katkıda bulunmayı amaçladıklarını ifade eden Özer, bu yılki etkinlikleri 5 bin kişinin izlemesinin beklendiğini, iletişim, haberleşme, e-devlet, uydu haberleşme, finans, metropolitan şehirler başlıklarıyla etkinlikler düzenleyeceklerini kaydetti.

    -Bu yıl partner ülke KKTC-

    Dünyanın en büyük bilişim fuarının Hannover’de, ikincisinin ise İstanbul’da gerçekleştirildiğini kaydeden Özer, Türkiye’nin pek çok ülke tarafından daha fazla tercih edildiğini ifade etti.

    CeBIT’in bir gün İzmir’de de düzenlenebileceğini, kentin böyle bir potansiyelinin olduğunu aktaran Özer, İzmir Ticaret Odası’nın fuara aktif katılımda bulunacağını, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni de “akıllı kentler” bölümüne beklediklerini söyledi.

    Özer, bu yılın partner ülkesinin ise KKTC olduğunu sözlerine ekledi.

    -Engelli vatandaşlara destek-

    Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Levent Karadağ da, “bilişimle kalkınmayı” hedef aldıklarını, bilişimle inovasyon yapılması ve bilişimle internet girişimini arttırmayı amaçladıklarını söyledi.

    Zirvede girişimcilik forumu ve paneller düzenleyeceklerini, Anadolu’dan girişimcilerin katılımını sağlayacaklarını anlatan Karadağ, engelli vatandaşların aktif iş gücüne katılmaları amacıyla paneller, konferanslar ve seminerler organize edeceklerini belirtti. Karadağ, “CeBIT sinerji zirvesi, ülkemize gerçekten bir sinerji getirecek” dedi.

  • ZyXEL Türkiye Bilişim Zirvesi

  • ZyXEL Türkiye, Bilişim Zirvesi

    Bu yıl 12’ncisi düzenlenen ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan ZyXEL Türkiye yöneticileri, yaptıkları sunumlarla kablosuz iletişim çözümleri ve İnternet’te güvenlik konularında katılımcıları bilgilendirdiler.

    Ülkemizin önde gelen iletişim ve haberleşme teknolojileri sağlayıcısı ZyXEL Türkiye, ICT Summit Eurasia – Bilişim Zirvesi ’12’deki yerini aldı. Haliç Kongre Merkezi’nde, ‘Sonraki Adım’ teması ile gerçekleştirilen etkinliğin sponsorları arasında yer alan ZyXEL Türkiye, bilişim sektöründen profesyonellerle bir araya gelerek, katılımcıları sektördeki son gelişmeler doğrultusunda geliştirilen yeni çözümler hakkında bilgilendirdi.

    Etkinliğin ikinci günü düzenlenen teknoloji sunumlarında söz alan ZyXEL Türkiye Servis Sağlayıcı ve Dijital Ev Kıdemli Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Şamil Doğan, “Evimizden İş Yerlerimize Kablosuz İletişim Çözümleri” başlıklı bir sunum yaptı. Doğan, kablosuz teknolojilerin dünü, bugünü ve yarınını değerlendirdiği sunumunda, ZyXEL çözümlerinin yanı sıra, iyi bir kablosuz iletişim için nelere dikkat edilmesi gerektiği konusuna da değindi. Doğan “Yeni nesil Wi-Fi 802.11ac teknolojisinin en büyük avantajları yüksek bant genişliği, yüksek kapasite, geniş kapsama alanı ve düşük enterferans olarak sıralanabilir. Ayrıca bu teknoloji, kullanıcılara daha fazla kanal sayısı ve yüksek kapasite sunarak, aynı frekans bandında daha az kablosuz cihaz ile daha az enterferans ve düşük gecikme süresi sağlıyor” dedi.

    Sunumunda 4G olarak da bilinen LTE / HSPA+ çözümlerine de değinen Doğan, “Yüksek bant genişliğinin yanı sıra, geniş kapsama alanı ve mobilite gibi avantajlara sahip 4G, 3G ile çözülemeyen pek çok sorununun önüne geçerek; düşük gecikme zamanı, yüksek eş zamanlı kullanıcı sayısı ve güvenlik gibi konularda önemli yenilikler getirdi. Ancak 4G ile Wi-Fi seviyesinde bir iletişim sağlamak mümkün değil. Nitekim yüksek hızlı 4G iletişimi için 200 metre aralıklarla baz istasyonu yerleştirilmesi gerekiyor. Bu sürecin yakın vadede çok yüksek bir maliyete neden olabileceği gözönünde bulundurulmalı, ayrıca bu konuda yetkili mercilerce düzenleme yapılmalı” diye konuştu.

    ZyXEL Türkiye Kurumsal Çözümler Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Ömer Faruk Erünsal ise, “İnternet ve Yerel Ağ Güvenliği” başlıklı sunumunda, İnternet’ten ve yerel ağdan gelen tehditlerin evrimi, İnternet güvenlik algısında yaşanan değişim ile ZyXEL çözümleri hakkında bilgi verdi. Son yıllarda elektronik işletmelerin oluşması ve İnternet üzerinden ticaretin gelişmesiyle birlikte ağların oluşabilecek saldırılara karşı zayıflık göstermeye başladığına dikkat çeken Erünsal, “Ağların bu zayıflıkları, kritik iş uygulamalarında ürün kaybına ve şirketlerin ciddi anlamda zarar görmesine neden oluyor. Bilgisayar virüsleri, DoS saldırıları, şirket çalışanlarının hataları, bilgisayar ağları üzerinde hâlâ büyük bir tehlike oluşturuyor. Fakat gelişen teknoloji sayesinde bu ağ güvenlik açıklarını önlemek mümkün olabiliyor” diye konuştu.

    2011 yılında 232 milyon kişisel verinin çalındığına dikkat çeken Erünsal, “Mobil cihaz satışları, bilgisayar satışlarını geçmiş durumda. Bu nedenle saldırganların mobil cihazlara daha fazla odaklanacaklarını tahmin etmek zor değil. Mobil alandaki tehditlerin ve saldırıların, bilgisayarlar ile kıyaslandığında hâlâ küçük bir oranda olsa da, hızlı bir şekilde arttığını görüyoruz. Aktif veri depolama ünitelerinin ve sunucuların, dahili veya harici ağ üzerindeki diğer sistemlerle arasında kaliteli bir antivirüs yazılımı ile bütünleşik çalışan bir güvenlik duvarı kurulu olması gerektiği, bunun artık zorunluluğa dönüştüğü, çok açık bir gerçek. Firewall kullanımında günümüze kadar büyük firmaların ön planda olduklarını gözlemledik. Önümüzdeki dönemde Firewall kullanan orta ve küçük işletme sayısı artacak” dedi.