İsrail in İran a Saldırı Planı

Blog yazarı Amerikalı Richard Silverstein’ın eski bir İsrailli bakan tarafından sızdırıldığını söylediği ‘İran’a saldırı planı’ İsrail’de bu konuda süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak’ın görüş ayrılıkları içindeki güvenlik kabinesinde şüpheci bazı üyelerin desteğini kazanmaya yönelik bir “satış sunumu” olarak niteliyor.

BBC’ye ulaşan bu metin sadece bir metin. Dolayısıyla ortada bunun bir tür belge olduğunu olduğunu doğrulayacak bir veri yok.

Silverstein, belgeye ait metnin muvazzaf bir subay tarafından İsrailli politikacıya verildiğini, bu siyasetçinin de İsrail’in İran’ı vurma planları konusunda dünyayı uyarmak için metni sızdırdığını düşünüyor. Ona göre amaç bu saldırının gerçekleşme olasılığını azaltmak.

İsrail teknolojisi
İran’a saldırının ne kadar doğru olacağı konusunda İsrail’de benzeri görülmemiş bir tartışma yaşanıyor. Sızdırılan belge de kaynağı ve amacı ne olursa olsun tartışmanın bir unsurunu oluşturuyor.

Bu, önerilen operasyonun boyutları ve kapsamı açısından çok çarpıcı bir belge.

Buna göre saldırı planı, bir dizi farklı teknoloji kullanılmasını içeriyor. Bunların bir çoğu İsrail’in bir süredir geliştirdiğini bildiğimiz teknolojiler.

Metinde operasyonun İran’ın altyapısına çok büyük bir siber saldırıyla başlayacağı belirtiliyor. Böylece “rejimin felç edilmesi ve sınırları içinde neler olduğunu bilemeyecek duruma getirilmesi” hedefleniyor.

İran’daki nükleer tesisler konvansiyonel, nükleer olmayan savaş başlıklı balistik füzelerle vurulacak.

Körfez’deki İsrail denizaltılarından cruise füzeleri de kullanılabilecek.

İsrail’in Alman yapımı Dolphin sınıfı denizaltılarının cruise füzelerini ateşleyebilecek hale getirildiği bir süredir biliniyordu.

Ama bunların Amerikan yapımı Harpoon füzelerinin bir versiyonu mu yoksa İsrail yapımı Popeye füzelerinin daha uzun menzilli bir türü mü oldukları bilinmiyor.

Metne göre vurulacak yerler İran’ın askeri tesislerinden ibaret olmayacak. Komuta-kontrol sistemleri, araştırma-geliştirme tesisleri ve nükleer programda yer alan üst düzey personelin evleri de hedefler arasında.

İlk saldırı dalgasından sonra uydu görüntüleri aracılığıyla hızlı bir hasar tespiti yapılacak. Daha sonra insanlı hava araçları daha fazla saldırı gerektiren yerleri vuracak.

‘Görünmez uçaklar’
Her aşamada İsrail’in kendi geliştirdiği teknoloji ve silah sistemlerinin kullanılması öngörülüyor. Söz konusu metinde bunlar arasında İsrail savaş uçaklarını görünmez kılacak bir teknoloji de mevcut.

İsrail’in bu teknolojiyi en önemli müttefiki ABD’yle bile paylaşmadığı belirtiliyor.

Sızdırılan metinde İran’ın nasıl karşılık verebileceğinden ya da olası bir bölgesel savaştan veya Tahran’ın müttefiki Hizbullah’ın İsrail kentlerini füze yağmuruna tutması ihtimalinden hiç söz edilmiyor.

Bu çok zorlu ve ağır sonuçları olabilecek bir operasyon.

Birçok İsrailli askerle, istihbarat yetkilisinin İran’ın bombalanması konusunda şüpheleri olduğu belirtiliyor.

Ayrıaca İsrail’in bu operasyonu düzenleme konusundaki kapasitesi de hiç sorgulanmıyor. Ancak metinden İsrail’in askeri kapasitesinin sonuna kadar zorlanacağı anlaşılıyor.

Askerler ve istihbarat yetkilileri, operasyon sonrasında ateşi yüksek, bu istikrarsız bölgede yaşanabileceklerden endişe ediyor ve tam olarak ne elde edeceklerini sorguluyor.

Belki İran’ın nükleer programı geciktirilecek ama ne kadar?

Bunun dışında tek taraflı olarak İran’ı vurma kararının İsrail-ABD ilişkilerine zarar vermesinden de kaygı duyuyorlar. Özelllikle de böyle bir saldırının Kasım’daki başkanlık seçiminden önce yapılması durumunda.

Tartışma tüm hızıyla sürüyor. Bazı uzmanlara göre İsrailli liderler İsrail ve dünya kamuoyunu böyle bir saldırıya hazırlamaya çalışıyor. Barak ve Netanyahu, bir karar almaları gerekiyorsa bundan geri durmayacaklarını söylüyor.

Savaş konularında yetkili organ olan güvenlik kabinesi böyle bir saldırı konusunda bölünmüş durumda.

Şüphesiz görüş farklılıkları ve bu argümanların yayılması İran’a, Washington’a ya da başkalarına mesaj gönderiyor.
Sızan belge İsrail’in İran’ı vurma planını tamamen yansıtmıyor olabilir ama artık İsrail’in sınırlarının dışına taşan hararetli bir tartışmanın parçası olduğu bir gerçek.

Bir önceki yazımız olan Yakın Alan iletişimi (NCF) Yaygınlaşıyor başlıklı makalemizde Ahmet Akgün, NCF Teknolojisi ve NCF Uygulamaları hakkında bilgiler verilmektedir.

This entry was posted in Genel and tagged , , , , . Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post. Post a comment or leave a trackback.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Your email address will never be published.