Ramazan Bayramı Boyunca Helikopterli Denetim

Ramazan Bayramı Boyunca Helikopterli Denetim

 

Bayram Boyunca yaşanacak Trafik yoğunluğu nedeniyle Önlemler Arttırıldı.

Ramazan Bayramı süresince Ankara-Eskişehir-Afyonkarahisar, Ankara-Konya-Aksaray ve Ankara-Bolu-Düzce güzergahlarında havadan helikopterle izleme ve denetimler gerçekleştirilecek. Şehirlerarası karayollarının ortalama her 30 kilometrelik bölümüne bir ekip düşecek şekilde görevlendirme yapılacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güven içinde bir bayram geçirmeleri için 18-21 Ağustos tarihlerinde birtakım ilave tedbirler aldı.

Bu kapsamda, trafik kuruluşlarının büro hizmetlerinde görevli personel, şehir içi ve şehirlerarası karayollarında trafiğin tanzimi ve denetimiyle görevli ekiplere takviye olarak görevlendirilecek. Böylece ekip sayısı artırılarak önemli kavşak, geçit ve güzergahlarda sabit ekipler konuşlandırılacak. Şehirlerarası karayollarının ortalama her 30 kilometrelik bölümüne bir ekip düşecek şekilde görevlendirme yapılacak. Karayolu trafiğini kontrol etmek, hatalı davranışları görülen araç ve sürücüleri trafik denetim ekiplerine bildirmek ve gerektiğinde karayollarında ek tedbirler aldırmak üzere Ankara-Eskişehir-Afyonkarahisar, Ankara-Konya-Aksaray ve Ankara-Bolu-Düzce güzergahlarında havadan helikopterle izleme ve denetimler gerçekleştirilecek. Yol kullanıcılarına, şehir içi ve şehirlerarası yolculuklarında toplu taşım araçlarını kullanmaları ayrıca tatil süresince trafik kurallarına, trafik işaret ve işaretçilerinin ikazlarına uymaları yönünde yayınlar yapılacak.

Terminal giriş ve çıkışlarında kontrol

Terminallere giriş ve çıkış yapan bütün otobüslerin, takografları, şoförünün alkol durumu, taşımacılık yetki belgeleri (korsan taşımacılık yapıp yapmadıkları), zorunlu mali mesuliyet ve zorunlu ferdi kaza koltuk sigortaları, şoförlerin sürücü belgeleriyle aracın fenni muayene durumu titizlikle kontrol edilecek. Araçların arıza ve eksikliklerinin tespiti halinde gerekli yasal işlemler yapılacak. Ayrıca, karayolları ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na ait müşterek yol kenarı denetim istasyonlarında da otobüs ve minibüsler üzerindeki denetimlere ağırlık verilecek.

Son yıllarda bayram tatillerinde meydana gelen trafik kazalarının nedenleri incelendiğinde, bu kazaların önemli bir bölümünün hız ihlali, hatalı sollama, yakın takip, yorgunluk, çalışma ve dinlenme süresi ihlali gibi nedenlerden meydana gelmesi nedeniyle bu ihlallerin önlenmesine yönelik denetimler ağırlıklı yapılacak.

Radarlı hız tespit ekipleri, başta otoyollar ve bölünmüş karayolları olmak üzere, hız ihlallerinin ve bu ihlaller sonucu trafik kazalarının yoğunlaştığı yer ve yol kesimleriyle tespit edilen saat dilimlerinde seyir halinde denetimler sürdürülecek. Araç durdurmanın mümkün olmadığı veya risk oluşturduğu durumlarda denetimler, Trafik Kanunu’nun ilgili maddesine göre araç tescil plakasına göre cezai işlem uygulanmak suretiyle çevirme ekibi bulundurulmaksızın gerçekleştirecek.

Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES)

Şehir içi ve şehirlerarası karayollarında hız başta olmak üzere diğer trafik kural ihlallerini en az seviyelere indirilmesini sağlayan Kent Güvenliği Yönetim Sistemleri (KGYS) ile Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) olan illerde bu sistemlerin bayram tatili süresince aktif olarak kullanılması sağlanacak. Bu birimlerde yeteri kadar personel görevlendirilecek.

Özellikle sabaha karşı uykusuzluk ve yorgunluk belirtilerinin yoğunlaştığı ve doğu istikametine gidişte güneşin de etkisiyle sürücülerin olumsuz etkilendiği 04.00–07.30 saatleri, batı istikametinde ise 18.00–21.00 saatlerinde uzak yerlerden geldiği anlaşılan araç sürücülerinin denetim noktalarında kısa süreli araçtan inmeleri istenecek. Aracın teknik şartlara uygunluğuna, plakalarının araç üzerinde ve uygun durumda olup olmadığına, sürücünün gerekli belgelerinin bulunup bulunmadığına yönelik kontrolleri yapılırken, hem aracın iç mekanındaki havanın değişmesi hem de hareket ederek kan dolaşımı normale dönen sürücünün uyku ve yorgunluğunun biraz da olsa giderilmesi sağlanacak. Denetimlerde yorgunluğu, uykusuzluğu veya süre ihlali tespit edilen sürücülerin bölge trafik kuruluşlarımızda dinlenebilecekleri belirtilecek. Çalışma ve dinlenme süresi ihlali tespit edilen ticari araç sürücülerinin taşıt kullanmalarına müsaade edilmeyecek.

Sürücülerin yakalanma riski algısını arttırmak amacıyla, trafik denetim hizmetlerinde görevli ekip ve personelin uygun görülecek bir kısmı sivil ihbarlı denetimlerde görevlendirilecek. Bu kişiler kazaların neden ve sonuçlarında etkin olan hatalı sollama, yakın takip, kırmızı ışık ihlali, sürücülerin araç kullanırken cep telefonu kullanımı gibi kural ihlallerinin tespitini yaparak, güzergah üzerindeki çevirme ekiplerine bildirecek. Bu ekiplerce de gerekli cezai işlemler uygulanacak. Bu şekilde denetim yapılacak yol kesimleri ve saat dilimleri, basın ve yayın kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna da duyurulacak.

Emniyet kemeri kontrolü

Denetimler, Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge esaslarına uygun olarak, yolda gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, kontrol noktasından önce yeterli mesafede ikaz ve işaretler konularak yapılacak. Denetim amacıyla durdurulan araçların basit teknik muayeneleri de yapılacak. Sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıkları kontrol edilecek, takmayanlardan emniyet kemerlerini takmaları istenecek.

Egzozundan çevredekileri rahatsız edecek derecede yüksek ses çıkaran motosiklet, motorlu bisiklet ve diğer araç kullananlara yönelik gerekli tüm tedbirler alınacak. Aynı güzergah üzerindeki birden fazla ilin sorumluluğunda olan önemli karayolu güzergahları ve geçitlerinde heyelan, yol çökmesi, yolda çalışma, yağış ve sel gibi trafik akımını ve güvenliğini etkileyen durumlarda, iller arasında koordinasyon sağlanarak, araçların alternatif güzergahlara yönlendirilmesi de dahil gerekli tedbirler alınacak.

İki yönlü trafiğin kullanıldığı karayollarında, bayram tatilinin başlangıç ve bitiş günlerinde ve trafik yoğunluğunun önemli oranlarda arttığı tespit edilen yol kesimlerinde, gerek görülmesi halinde ağır tonajlı araçlar uygun yerlerde kısa sürelerle trafik akımı normale dönünceye kadar bekletilecek.

Karayollarındaki dinlenme tesislerinde, trafik güvenliğine yönelik sesli ve görsel yayınlar yapılacak. Bu tesislerle karayolları üzerindeki denetim noktalarında sürücü ve yolcuların bilgilendirilip bilinçlendirilmelerini sağlayacak broşür ve sticker gibi materyaller dağıtılacak. Arife ve bayram günlerinde vatandaşların yoğun olarak ziyaretlerde bulunacakları şehitlik ve mezarlıklar civarında trafik düzeni için tedbirler alınacak. Trafik güvenliğini olumsuz yönde etkileyen hava, yol ve trafik durumları hakkında basın ve yayın organlarına bilgi verilecek. 155 ve 156 telefon hatlarını arayanlara gerekli bilgilendirme ve yardım yapılacak.

Range Rover 2013 Görücüye Çıktı

Range Rover 2013 Modeliyle yakında

prototip fotoğrafları Uzun süredirinternette dolaşan 2013 model Range Rover, görünmeyen yüzünü gösterdi.

Range Rover serisinde tasarım açısından kapsamlı yenilik yapması beklenen Land Rover, nihayet aracın resmi fotoğraflarıyla karşımıza çıktı. Teknolojik anlamda yaşadığı yeniliklerin yanında özellikle far tasarımlarında değişiklikler 2013 model Range Rover, düşen ağırlığıyla da dikkat çekiyor.
Ranger Rover, hem ön hem de arka tasarım açısından bir önceki nesilden farklı. Özellikle far tasarımlarında kapsamlı bir değişiklik yapan ekip, aracın görüntüsünü farklılaştırmayı başarmış. Bu sayede 2013 Range Rover, eski modelden farklı olduğunu hemen gösteriyor. Ön ızgaranın biraz daha öne doğru yatık tasarlanması Freelander modelini anımsatırken, yana doğru uzayan arka farlar eşsiz bir görünüme sahip.

2013 model yılında yaşanacak en büyük değişimlerden biri de ağırlığın azalması. Aracın şasisi tümüyle alüminyumdan üretilirken ön ve arka bölümlerde de alüminyum alaşım kullanılmış. Eski modelde kullanılan çeliğe göre daha hafif olan alüminyum, yeni modelin 420 kg civarında daha hafif olmasını sağlıyor. Bu gelişme, yeni Range Rover’ın daha az yakıt tüketmesi ve daha iyi yol tutuş açısından da oldukça önemli.

Aracın iç kısmında da kapsamlı yenilik göze çarpıyor. Direksiyon tasarımını değiştiren Land Rover, arka koltukların diz mesafesini de artırmış. Yüksek kaliteli deri ve ahşap malzemelerle birlikte araca yeni bir ses sistemi de entegre edilmiş. Bunun yanında ses yalıtımı konusuna da büyük çaba harcayan mühendisler, aracın titreşim karakteristiklerini ve parçaların akustik yapısını gürültüyü azaltmak için özenle tasarlamış. Motor anlamında ise fazla bir değişikli bulunmuyor; 2013 model Range Rover’ın kalbinde iki farklı V8 motor görev yapacak. Aracın yollara çıkış tarihi ise yılsonunu aylarını bulacak
Fiyatları şimdiden merak edilmeye başlandı.

Telefonlarda Klavye Dokunmatik mi QWERTY mi

Telefon Klevyeleri Dokunmatik mi QWERTY mi

QWERTY klavyeye sahip telefonlar pek çok kullanıcı için cihaz alırken önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Fakat piyasada bu türden pek çok seçenek olduğu söylenemez. Özellikle son teknoloji ürünü özelliklere sahip modellerde bu özelliği bulmak imkansızlaşıyor.

Peki ya dünya genelindeki kullanıcıların eğilimi ne yönde? Nokia, kullanıcıların bir telefondan tam olarak ne beklediğini merak etmiş olacak ki bu konuya ışık tutması için bir araştırma yürütmüş.

Araştırma sonuçlarına göre QWERTY klavye tercih eden kullanıcıların sayısı telefon üreticilerinin dikkate alması gereken düzeyde. Bu alanda yapılacak atılımlar ve yeni modeller, markaların kar oranlarını arttırmasında önemli roller oynayabilir. Sadece dokunmatik ekrana sahip olan telefonları tercih eden kullanıcıların oranı %35 düzeyinde seyrediyor. Nokia’nın ürün gamında hatırı sayılır ölçüde bu tarz telefonlardan bulunmakta. Firmanın da bu yöndeki eğilimi ölçmek istemesi gayet doğal karşılanıyor.

Veriler QWERTY klavyelerden yana olsa da bu oranlar ülkeden ülkeye göre değişim gösteriyor. Örneğin ABD’de QWERTY klavyeye sahip cihazlar %33′lük düşüş yaşarken, sadece dokunmatik ekrana sahip modellere olan yönelim %47 düzeyinde.

maynet

İsrail in İran a Saldırı Planı

Blog yazarı Amerikalı Richard Silverstein’ın eski bir İsrailli bakan tarafından sızdırıldığını söylediği ‘İran’a saldırı planı’ İsrail’de bu konuda süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak’ın görüş ayrılıkları içindeki güvenlik kabinesinde şüpheci bazı üyelerin desteğini kazanmaya yönelik bir “satış sunumu” olarak niteliyor.

BBC’ye ulaşan bu metin sadece bir metin. Dolayısıyla ortada bunun bir tür belge olduğunu olduğunu doğrulayacak bir veri yok.

Silverstein, belgeye ait metnin muvazzaf bir subay tarafından İsrailli politikacıya verildiğini, bu siyasetçinin de İsrail’in İran’ı vurma planları konusunda dünyayı uyarmak için metni sızdırdığını düşünüyor. Ona göre amaç bu saldırının gerçekleşme olasılığını azaltmak.

İsrail teknolojisi
İran’a saldırının ne kadar doğru olacağı konusunda İsrail’de benzeri görülmemiş bir tartışma yaşanıyor. Sızdırılan belge de kaynağı ve amacı ne olursa olsun tartışmanın bir unsurunu oluşturuyor.

Bu, önerilen operasyonun boyutları ve kapsamı açısından çok çarpıcı bir belge.

Buna göre saldırı planı, bir dizi farklı teknoloji kullanılmasını içeriyor. Bunların bir çoğu İsrail’in bir süredir geliştirdiğini bildiğimiz teknolojiler.

Metinde operasyonun İran’ın altyapısına çok büyük bir siber saldırıyla başlayacağı belirtiliyor. Böylece “rejimin felç edilmesi ve sınırları içinde neler olduğunu bilemeyecek duruma getirilmesi” hedefleniyor.

İran’daki nükleer tesisler konvansiyonel, nükleer olmayan savaş başlıklı balistik füzelerle vurulacak.

Körfez’deki İsrail denizaltılarından cruise füzeleri de kullanılabilecek.

İsrail’in Alman yapımı Dolphin sınıfı denizaltılarının cruise füzelerini ateşleyebilecek hale getirildiği bir süredir biliniyordu.

Ama bunların Amerikan yapımı Harpoon füzelerinin bir versiyonu mu yoksa İsrail yapımı Popeye füzelerinin daha uzun menzilli bir türü mü oldukları bilinmiyor.

Metne göre vurulacak yerler İran’ın askeri tesislerinden ibaret olmayacak. Komuta-kontrol sistemleri, araştırma-geliştirme tesisleri ve nükleer programda yer alan üst düzey personelin evleri de hedefler arasında.

İlk saldırı dalgasından sonra uydu görüntüleri aracılığıyla hızlı bir hasar tespiti yapılacak. Daha sonra insanlı hava araçları daha fazla saldırı gerektiren yerleri vuracak.

‘Görünmez uçaklar’
Her aşamada İsrail’in kendi geliştirdiği teknoloji ve silah sistemlerinin kullanılması öngörülüyor. Söz konusu metinde bunlar arasında İsrail savaş uçaklarını görünmez kılacak bir teknoloji de mevcut.

İsrail’in bu teknolojiyi en önemli müttefiki ABD’yle bile paylaşmadığı belirtiliyor.

Sızdırılan metinde İran’ın nasıl karşılık verebileceğinden ya da olası bir bölgesel savaştan veya Tahran’ın müttefiki Hizbullah’ın İsrail kentlerini füze yağmuruna tutması ihtimalinden hiç söz edilmiyor.

Bu çok zorlu ve ağır sonuçları olabilecek bir operasyon.

Birçok İsrailli askerle, istihbarat yetkilisinin İran’ın bombalanması konusunda şüpheleri olduğu belirtiliyor.

Ayrıaca İsrail’in bu operasyonu düzenleme konusundaki kapasitesi de hiç sorgulanmıyor. Ancak metinden İsrail’in askeri kapasitesinin sonuna kadar zorlanacağı anlaşılıyor.

Askerler ve istihbarat yetkilileri, operasyon sonrasında ateşi yüksek, bu istikrarsız bölgede yaşanabileceklerden endişe ediyor ve tam olarak ne elde edeceklerini sorguluyor.

Belki İran’ın nükleer programı geciktirilecek ama ne kadar?

Bunun dışında tek taraflı olarak İran’ı vurma kararının İsrail-ABD ilişkilerine zarar vermesinden de kaygı duyuyorlar. Özelllikle de böyle bir saldırının Kasım’daki başkanlık seçiminden önce yapılması durumunda.

Tartışma tüm hızıyla sürüyor. Bazı uzmanlara göre İsrailli liderler İsrail ve dünya kamuoyunu böyle bir saldırıya hazırlamaya çalışıyor. Barak ve Netanyahu, bir karar almaları gerekiyorsa bundan geri durmayacaklarını söylüyor.

Savaş konularında yetkili organ olan güvenlik kabinesi böyle bir saldırı konusunda bölünmüş durumda.

Şüphesiz görüş farklılıkları ve bu argümanların yayılması İran’a, Washington’a ya da başkalarına mesaj gönderiyor.
Sızan belge İsrail’in İran’ı vurma planını tamamen yansıtmıyor olabilir ama artık İsrail’in sınırlarının dışına taşan hararetli bir tartışmanın parçası olduğu bir gerçek.

Yakın Alan iletişimi (NCF) Yaygınlaşıyor

Yakın Alan iletişimi (NCF) Yaygınlaşıyor 

Deloitte araştırmalarına göre teknolojili ödeme sistemi projeleri NCF Türkiye’de ve dünyada hızla yaygınlaşıyor.

Deloitte verilerine göre, 2012 yılı sonunda NFC özellikli cep telefonu sayısı dünya çapında 200 milyon adete ulaşacak. Bu da NFC kullanan ödeme teknolojilerinin de yaygınlaşması anlamına geliyor. Türkiye’de bu değişim içinde önemli bir paya sahip olacak…

Mobil ödeme alanında getirdiği yenilikler ile özellikle gençler arasında hızla kullanımı yaygınlaşan NFC teknolojisi, sadece Türkiye’de değil dünya çapında da yeni neslin en çok tercih ettiği ödeme araçları arasında yerini aldı. Juniper’in geçtiğimiz yıl yaptığı global ölçekli araştırması, NFC ödemelerinin 2014 yılında 50 milyar dolarlık rakama ulaşacağı sonucunu ortaya koydu. Türkiye’de ise son 6 ayda 300 bin civarında NFC uyumlu telefon satışı gerçekleşti.

“Temassız ödeme olanağı” sağlayan bir sistem olan NFC sayesinde cep telefonları birer mobil ödeme aracına dönüştü.

NFC, sağladığı temassız ödeme olanağıyla, cep telefonlarını, ödemede kullanılabilen birer mobil cüzdana dönüştürüyor. Bu da hızlı ve güvenli ödeme, nakitsiz alışveriş yapabilme gibi pek çok kolaylığı beraberinde getiriyor.

Son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlar ile Türkiye’de NFC, ödeme sistemlerinin önemli bir parçası haline geldi. Banka uygulamalarının cep telefonu üzerindeki güvenli bir alana yüklenmesi ile köprü ve otoyollardan, perakende sektörüne kadar kredi kartlarının kullanılabildiği her alanda kullanıcılarına hızlı ödeme imkanı sağlaması nedeniyle NFC teknolojisi oldukça tercih edilen bir ödeme aracı olmuş durumda.

Çok yakın bir gelecekte konser ve sinema biletleri de “cep”de… Türkiye’de ödeme sistemlerinin öncüsü Cardtek Grup şirketlerinden SmartSoft, NFC’li ödeme teknolojileri geliştirme konusunda da lider konumunda… Konuyla ilgili konuşan, Cardtek Group Ürün Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akgün, istatistiklere göre 2012 yılı sonunda NFC’li cep telefonu sayısının 200 milyona ulaşmasının beklendiğini, 2014 yılında ise NFC’li ödeme hacminin 50 milyar dolar olacağının öngörüldüğünü ifade etti.

Bu gelişim süreci içinde NFC uygulamalarının toplu taşıma araçlarından konser ve sinemalara kadar pek çok alanda yaygınlaşacağına dikkat çeken Akgün, toplu taşımada kullanılan akbil, akıllı kart gibi çözümlerin yerini NFC teknolojisi sayesinde, cep telefonlarının alacağına vurgu yaptı.

Ahmet Akgün ayrıca NFC sayesinde sinema, konser giriş biletlerininde cep telefonlarımızın içine gireceğini belirterek, bina giriş çıkışlarında kullanılan kimlik kartlarına dahi NFC sayesinde ihtiyaç kalmayacağını söyledi. “Cardtek Grup olarak NFC teknolojisinin lideriyiz” Ahmet Akgün, Türkiye’de NFC’li mobil ödeme teknolojilerinde lider konumda bulunduklarını belirterek, Türkiye’deki öncü mobil operatörler ile tamamladıkları ve devam eden projeleri bulunduğunu ifade etti.

Çok yeni bir teknoloji olmasına rağmen toplamda 6 bankanın NFC altyapı geçişini tamamladıklarını kaydeden Akgün, bu rakamın yıl sonuna kadar 10’un üzerine çıkmasını beklediklerini söyledi

escort bayanistanbul escortescort bayan